Çömlekçi Hasan Usta

Çömlekçi Hasan ustaToprağın ustası diye bilinen Hasan Usta 1909 yılında Bulgaristan’ın Şumnu kentinde doğdu. Henüz 15 yaşında iken çömlekçiliği Kadir ve Ömer ustalardan öğrendi. Her ne kadar dedesi ve babası çömlek ticareti yapsalar da kendisi çömleği imal etmiştir. 1928’de Şumnu’da ilk çömlek hanesini açtı. Deneyimlerini 1930’da Türkiye’ye taşıdı. Sonradan bütün yaşamını geçireceği çömlek haneye 1936 yılında işçi olarak girdi. Sahibinin rum olduğu atölyede sekiz ay çalıştı. Oradan Adapazarı’na gitti. Burada 3 yıl kadar çalışmalarını sürdürdü. Daha sonra tekrar İstanbul’a geldi. Kağıthane’de Ermeni Vaha’nın yanında iki yıl çalıştı. Daha sonra ailesiyle birlikte ilk çalışmış olduğu Göksu’da ki çömlek haneye geldi. 1940 yılından yaşamının sonuna kadar birbirinden güzel çömleklerini bu atölyede gerçekleştirdi.

Hasan Ustanın Göksu’da toprağı terbiye ettiği toprağa can verdiği 50 yıllık atölyesini bilir misiniz? Hani şu bakır rengi ıslak çamuru bol keseden dağıttığı, yağmur sonrasının dengeli nemine doyumsuz kokusuna ulaşan ustalık dolu atölyeyi. Bu atölyede hakimiyet kayıtsız şartsız emekle ustalıkla yoğrulan toprağındır.

Ağaç gibi,toprağında asil bir malzeme olduğuna yürekten inanan Hasan Usta çamurla canciğer dost. Çamur artık ona direnmiyor. Ustanın istediği şekli dilediği biçimi hemen alıyor. Nasıl almasın ki? Tam 60 yıllı bir dostluk, beraberlik. Hasan Usta toprağa çamura salt ticari malzeme olarak bakan bir çömlekçi olmanın ötesinde sanatçı değerlere sahip bir kişilik, sevgiyle yoğrulmuş bir dostluk. Bu sevgiyi dostluğu nice ünlü sanatçılarla paylaşmış, onların çamur arkadaşı sanat arkadaşı olmuş. Diğer bir deyişle hocaların hocası Hasan Usta.

1954’te Prof. Sadi Diren akademiyle ters düşmüştü. Sanatını icra edecek bir atölyeye kesin ihtiyacı vardı, çaresizdi. Hasan Usta karşılık beklemeden, tüm maddi kaygılardan uzakta, ünlü sanat adamına açıyordu atölyesini. Uzun yıllar birlikte çalıştılar. Birbirlerinden nice değerler kaptılar.

Sanat çevresinin yakından tanıdığı Hasan Usta 1961’de Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nun Seramik Bölümünün torna kısmına davet ediliyor ve uygulamalı derslerde yerini alıyordu. O dönemde öğrenci olan bu günün Prof. Jale Yılmabaşar kuşağındakilerle böylelikle tanışıyordu. Usta aralarından isteyenlere atölyesinde özel dersler veriyordu. Bunlardan birisi Füreya Koral’dır. Kendisinden 18 ders aldı. Bundan sonra da Hasan Usta’ya hocaların hocası ünvanı verildi.

Çömlekçi Hasan UstaHasan Ustanın atölyesi bir okul, bir ocaktı. Görüldüğü gibi seramikçi olupta onun atölyesine uğramayan, bu atölyeden geçmeyen hemen hemen yoktur. Prof. Kenan Yortunç, Hasan Ustayla birlikte az mı çamur yoğurmuştur. Prof. Jale Yılmabaşar özellikle yedi cüceler serisi hazırlarken yoğun olarak Hasan Ustanın atölyesinden faydalanmıştır. Rahmetli Sadi Çalık ve eşi Müfide Çalık sanatla dolu tüm zamanlarını Ustanın yanında geçiriyorlardı. Gürdal Duyar, Nermin Baban, Nasip İyem, ve daha nice ünlü isimler bu atölyenin çamuruyla yoğrulmuşlardır. Bir de Bedri Rahmi Eyüboğlu vardı. Büyük Ustanın Hasan Reis diyen sesi hala atölyenin içinde. Kuşların ressamı Salih Acar bile hemşehrisi Hasan Ustanın yanında tekrar çamura gönül vermemiş miydi? Acar’ın çamurundan kuşları hep bu atölyede doğdular.Prof.İsmail Oygar ve efendiler efendisi Kuzgun Acar daha kimler kimler, az mı torna çevirdiler. Hasan Ustanın bu çamur imparatorluğunda, az mı şeyler öğrendiler çamur beyi Ustaların ustası Hasan Togay’dan.

Çömlekçi ailenin en büyük oğlu olan Hasan Ustanın oğlu da bu mesleğe gönül vermiştir.Oğluna hiçbir şey öğretmediğini,kendisine bakarak öğrendiklerini anlatır Usta,bundan büyük bir haz ve mutluluk duyarak.Atölyesinin hemen yanında olan evinde çocukları ve torunları ile mutlu bir yaşam süren Hasan Usta Endüstri devriminden sonra gerileyen çömlek sanatına ailesi ile birlikte direndi.

Uzun yıllar süren çalışma hayatında klasik ve geleneksel çömleğin dışında teknik imkanlardan faydalanıp sanatını daha da mükemmelleştirmiştir. Sağlam, dürüst, okunabilen torna işleri üretmiştir. Değişik killer bulmuş, stilini güzelleştirmiş, tornasını mükemmelleştirmiştir. Hasan Usta “çamuru çok iyi yoğurun soğan gibi koksun”derdi.Ama çamur hiçbir zaman soğan gibi kokmazdı.Ustanı nasıl anlatmak istediği toprağı eline alan insanın sabrı,direnmesi,alın teri dökmesidir. Yaptığı işi çok iyi bilen bu yaşlı ustanın ellerinde biçimlenen yoğun emeğe kattığı sabrıdır, hiç yanılmayan biçim zevkidir, inançlı sevgidir. Toprak ananın insan eliyle yeniden biçimlenmesidir. Şekillendirme süreci öğlesine büyüleyicidir ki tanıdığımız balçık kendiliğinden biçimlenir, hiç zorlanmadan değişir gibidir.


Çömlekçi Hasan Usta

HASAN USTA toprak kokan yaşamını 1 Temmuz 1994 günü toprakla noktalamıştır.