Tarihi kaynaklara bakıldığında Küçüksu'da kır kahveleri geçmişinin binsekizyüzlü yıllara dayandığı görülmektedir.
Sultan II Mahmut Küçüksu'da araba ile geçerken kır kahvelerinde çıraklık yapan Mustafa adında bir çocuğu görür. Yüzünün temizliğini beğenerek Saray'a götürüp Enderun'da eğitim görmesini ve yetişmesini sağlar. Küçüksu çayırında büyümüş olan bu çocuk daha sonra Sultan II Mahmud'un reformlarının gerçekleşmesinde yardımcı olur ve devrin ricali arasında saygın bir devlet adamı olarak yerini alır.
Kaynak: Çelik Gülersoy imzalı TurkiyeTuring Otomobil Kurumu 1985 baskılı yayın-Sayfa: 25
Asaf'ın Gazinosu
Küçüksu Çeşmesi'nin karşısına tesadüf etmektedir. Fenerlikli Ahşap Köşk'ün bulunduğu ve Darüttalim'i Musiki ziyafetinin icra edildiği kır gazinosu olarak kullanılan genişçe alandır. 1938'li yıllardan itibaren Asaf adındaki bir kişi tarafından işletilirdi. Çimenlikli zemin üzerine serpiştirilmiş masalar dişbudak ağaçlarının gölgelerine göre yerleştirilmişlerdi. Ayrıca dans pisti de vardı.
Çay kahve gazoz gibi meşrubatın yanında meze ve içki servisi de yapılırdı. Sosyal ortam o kadar ölçülü ve saygılı idi ki bu nedenle hiçbir aile meze ve içki servisinden tedirgin olmaz karşılıklı saygı, huzur ve güven içinde çay bahçesinin müştereken tadı çıkartılırdı.
Cumartesi ve Pazar gibi hafta tatili günlerinde caz gurubu vardı. İstanbul'un en uç köşelerinden doğru iş günlerinin yorgunluğunu çıkartmak ihtiyacı ile küçüksu'ya gelen muhtelif gençlik gurupları dans pistinde doyasıya eğlenirlerdi.
Sonraki yıllarda büyük insan potansiyeline zemin teşkil eden çay bahçesinin yönetimi birkaç el değiştirdi. Küçüksu'nun Birinci Boğaz Köprüsü şantiye alanı olarak kullanılmaya başlandığı 1972 yılından itibaren çay bahçesinin faaliyeti ve halk yaşantısındaki canlılık tamamen sona erdi.
Şakir'in Gazinosu
Şakir'in işlettiği çay bahçesi, Küçüksu Kasr'nın bitişiğindeki Küçüksu Mihrimah Valde Sultan Çeşmesi' nin yerden yarım metre yüksekliğinde seki üzerine kuruludur. Seki'ye dört tarafında yarım daire şeklinde estetik güzelliği olan merdiven basamakları ile çıkılmaktadır. Osmanlı dönemine ait fotoğraf belgelere bakıldığında buranın namazgah olarak kullanıldığı kanaatini uyandırmaktadır. Küçüksu Vapur İskelesi arasında mesafe olarak yaklaşık otuz metre civarında yakınlık bulunmaktadır.
Sadece, çay, kahve, Gazoz gibi meşrubat ile dondurma servisleri yapılmaktadır.
Hafta içi günlerde sabah saatlerinden itibaren gecenin geç saatlerine kadar, Hisar, Kandilli ve Kanlıca'nın yerli halkı ile dolup taşardı. Cumartesi ve Pazar gibi tatil günlerinde ise günü birlik gelen büyük kalabalığın dönüşlerinden itibaren yerli halk evlerinden çıkarak gazinodaki yerlerini almaya başlarlardı.
Küçüksu çay bahçelerine renk katan Vapur Karşılamalarının da halk yaşamında ayrı bir yeri bulunmaktadır:
Hafta içi günlerde akşam üzerleri butun aileler Küçüksu'daki çay bahçelerine yerleşip beylerinin iş dönüşünü beklemektedirler. Çocuklar ise vapurun geliş saatine on beş yirmi dakika kala'dan itibaren babalarını karşılamak üzere Küçüksu Vapur İskelesinde birikmeye başlarlar. Her çocuk giyimine ayrı bir özen göstermiştir. Giyimler pahallı değildir. Ancak temiz ve ütülüdür. Ellerde, balonlar, renkli fırıldaklar, kağıt helvaları, kos helvaları, susamlar ile Küçüksu İskelesi tıpkı bir karnaval havası gibidir. Vapurun yanaşması ile birlikte iskeleye çıkan babaların elleri öpülür, kucaklaşılır, paketleri alınır ve birlikte çay bahçesine yönelerek eşlerinin kendilerini beklediği masadaki yerlerini alırlar.
Bazen evin hanımları yorgunluk kahvesini yudumlayan beylerine sürpriz yapar ve evden getirdikleri zeytinyağlı yaprak dolmaları, kır köfteleri ve diğer çeşitleri ile" Bu akşam yemeğimizi burada yiyeceğiz" müjdesini verirlerdi. Bu müjdeye evin beyleri kadar çocuklar da sevinirlerdi. Güneşin karşı sahilden Küçüksu'ya doğru uzanan son ışıkları erimeye yüz tutarken gazinocu Şakir kurulacak sofra için saray ile vapur iskelesi arasındaki rıhtım üzerine masa ve sandalyeleri çoktan hazırlamıştı bile.
Kasır Aile Çay Bahçesi
İlkbahar döneminden itibaren sonbahara kadar bütün bir yaz sezonu boyunca semt halkının yaşam alanı ihtiyacına cevap vermektedir. Müşterilere, tost, çay, kahve ve diğer meşrubatlar servis yapılmaktadır. Herkezin herkezi tanıdığı bir aile ortamı halindedir.
En mutaassıp bir kocanın dahi karısını gözü arkada kalmadan tek başına gönderebildiği bir sosyal merkezdir. Sabahın erken saatlerinde ruh dinlendirme ihtiyacı ile gazinonun tenhalığında tek başına gelip ön masalardan birinde karşı sahile doğru çayını yudumlarken yün işleyen bir ev hanımı civar masada gürültülü konuşan gençlik gurubunu azarlayabilmekte ve sükunete davet edebilmektedir. Gençler ise büyük bir saygı ile uzak bir masaya geçmekte ve seslerini kısmaya özen göstermektedirler.
Gençler arasında masalar birleştirilerek kültürel çalışma ve sohbetler burada yapılır ve doğum günleri burada kutlanırdı. Akşam üzerleri denizden sipariş verilen tost ve çaylar kıyıya yanaşan sandallara servis yapılır ve boşlar rıhtıma bırakılırdı.
1963 yılının sonbaharında bir cumartesi günü Beykoz ziyaretinin dönüşünde İsmet Paşa ve Bayan İnönü'nün ziyaretlerine de mazhar olmuştur.
İsmet Paşa tarafından Göksu deresi kıyısındaki Beş dershaneli İttihat ve Terakki okulundan kalma viran haldeki kagir yapının yerine şimdiki Güzelcehisar İlköğretim Okulu'nun bulunduğu modern binanın yapılması emrinin verildiği mekan olarak da Kasır Aile Çay bahçesi hafızalarda iz bırakmıştır.
Halkın yaşam alanlarından Kasır Aile Çay Bahçesi, birinci boğaz köprüsü montaj alanı ihtiyacına dahil edildiği 1971 yılı sonbaharına kadar yaşantısını sürdürmüştür.
Belge Fotoğraflar :
Halkın yaşam alanlarından sahildeki KASIR AİLE ÇAY BAHÇESİ
(Şimdiki Öğretmenevi ile Küçüksu Vapur İskelesi arasındaki kıyı alanı.)
Kasır Aile Çay bahçesinde Cumhur Başkanı İsmet İnönü Hisar Halkı ile bir arada sohbetler etmiş
ve kendisine mısır ve kahve ikram edilmiştir.
Tarih 1963 yılı sonbahar döneminde bir Cumartesi günü. Kaynak : Mustafa Muammer Çayı.
"Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Küçüksu Mesire Yeri Belgeseli."
Tüm hakları, eser sahibi sayın Ferda Kazancıbaşı'na ait olup izinsiz çoğaltılıp, yayınlanamaz.