Küçüksu Plajı ve Plaj Gazinosu
Hisar halkının kaynaşmış mutlu ve güvenli bir toplum halinde olmasının temel nedenlerinden biri de en etkin yaşam alanlarından Küçüksu Plajı'dır.
Küçüksu Plajı yaklaşık 1940'lı yıllarda Aleksandır adındaki beyaz Rus tarafından, gayet düzenli bir planlama ile, kabinleri, duş sistemi, gazinosu, barfiks ve traplenl ile birlikte inşa edilerek toplum hizmetine sunuldu. Plajın Küçüksu deresine yakın olan kısmında yüzme bilmeyenler için adam boyunu geçmeyen sığlık yeri vardı.Tramplene doğru devam eden kıyı boyu ise rıhtımdı.
Küçüksu plajı Anadoluhisarı, Kanlıca ve Kandilli halkı ile birlikte Boğaz'ın Üsküdar ve Beşiktaş'tan itibaren Kavaklara kadar civar semt halklarını da kucaklayan ve tıpkı bir tiryaki gibi müdavimi olunan sosyal bir tesis işlevini görmüştür. Yaz sezonları boyunca herkezin herkezi tanıdığı, kaynaştığı ve mutluluklarla dolu ortak bir yaşamın müştereken paylaşıldığı mekandır Küçüksu Plajı.
Öğle yemeği zamanı geldiğinde civar semtlerden gelenler beraberlerinde getirdikleri piknik sofralarını açarlarken semtin yerli halkı ise plajdan çıktıklarında kızgın güneşin altında, mısır yemek, çingenelere fal baktırmak gibi eğlenceli bahanelerle ağaç gölgeliklerinde molalar vererek evlerine dönerlerdi.
Yaz gecelerinin en renkli yaşandığı mekanlardan biri de Küçüksu Plajı'nın gazinosudur. Akşam yemeklerinden sonra, Hisar, kanlıca ve Kandilli halkı için Küçüksu Plaj Gazinosu'nda buluşulması ortak yaşamın bir geleneği haline gelmişti. Plaj yönetimi programlarında kaliteli müzik topluluklarına yer vermekte titiz davranırdı. Mehtaplı yaz gecelerinin sessizliğinde orkestranın kalitesi ve ses yeteneklerinin güzelliği, karşı sahillerden duyulur ve sandalları ile Arnavutköy'lerden, Bebek'lerden Plaj gazinosuna müşteriler gelir, gecenin geç saatlerine kadar danslar ve çeşitli eğlenceler yaşanırdı.
Anadoluhisarı İdman Yurdunun yazlık baloları da bu mekanda yapılırdı. Bilhassa düzenlenen Sandal süsleme yarışmaları yaz gecelerine ayrıca renk katardı. Balıkçı, bahriyeli, korsan gibi tiplemelerin canlandırılıp dekore edildiği sandallar numara sırasına göre teker teker Plaj gazinosunun önündeki rıhtıma yakın mesafede sıra ile geçiş yaparlar ve gazino halkı tarafından ayrı ayrı alkışlanırlardı. Aynı zamanda yarışmaya katılan her sandal jüri işlevini gören gazino halkı tarafından derecesine göre ödüllendirilirlerdi. Semt halkı arasından ön plana çıkmış tuluat sanatının Allah vergisi doğal yetenekleri tarafından geceye renk katılmakta idi. Ayrıca plaj gazinosu Türk Sanat Musikisi topluluklarının rağbet yeri haline gelmişti. Bazen musiki zevkinin doyumsuz etkisi altında kalan semt halkının evlerine gitmeyip Küçüksu Plaj Gazinosunda sabahladıkları geceler dahi olmuştur. Şafak sökerken doğanın dinlendirici sükunetinden etkilenerek cebinden neyini çıkartıp üflemeye başlayan üstat Süleyman Erguner'in dağlarda yankılanan musiki ziyafetinin sesi halen dahi o günleri yaşayanların kulaklarında çınlamaktadır.
1975 /1976 yıllarına doğru Hekimbaşı yolu üzerinde yoğunlaşan çarpık yapılanmadan kaynaklanan atık suların giderek Küçüksu Deresini kirletmeye başlaması, Küçüksu plajını olumsuz etkilemiş ve bu sebeple plaja rağbet gözle görülür bir şekilde azalmaya başlamıştı. Nihayet aynı yıllar esnasında plaj kabinleri de yıkılmak suretiyle halkın yaşam alanı anlamsız bir arsa durumuna dönüştü.
Belge Fotoğraflar :
HALKIN YAŞAM ALANLARINDAN BİRİ DE KÜÇÜKSU PLAJIDIR.
Hisarlılar ve boğazın civar semt halklarının yaz sezonları boyunca bir araya geldikleri, tanışıp
kaynaştıkları, karşılıklı saygı ve sevginin oluştuğu, bu sayede huzur ve mutluluk dolu bir
toplumun en güzel örneklerinin yaşandığı yerlerden biri de Küçüksu Plajı olmuştur.
Küçüksu Plajı'nın henüz sezonun açılmadığı ilkbahar dönemine ait bir fotoğraf.
Her iki fotoğraf ; Küçüksu plaj kabinleri, yüzme yetenekleri hazır olmayanlar için kumsallık sığ
bölüm ve traplenli rıhtım kısımları, gelecek kuşaklara doğru geçmişe ait bilgi edinmeleri
bakımından yeterli belge olmaktadır.
(Fotoğraflar Vehip Fıstıkoğlu ve Ahmet Yavaş tarafından Ferda Kazancıbaşı arşivine armağan
edilmiştir.)

Halk canlılığına zemin teşkil eden aile çay bahçeleri yeşilliklerle bezenmiş mesire gibi yaşam
alanlarından biri olan Küçüksu Plajı hafızalardaki yerini korumaktadır.
Küçüksu Plajı'nından 1940'lı yıllara ait bir görünüm.
Küçüksu Kasrı ile Küçüksu Plajı arasındaki bağlantıyı sağlayan Küçüksu Deresi üzerindeki
AHŞAP KÖPRÜ ve Halk'tan bir kesit.
(Yaklaşık 1965 yılları civarında sel sularının sürüklediği içi margarin dolumlu varil yığınlarının
sürüklenmesi sonucunda ahşap köprü yıkıldı ve bir daha yerine yenisi yapılmadı.)
1940'lı yıllara ait bir fotoğraf belge. Küçüksu Deresi üzerinde Kasır ile Plaj arasındaki bağlantıyı
kuran ahşap köprü.
"Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Küçüksu Mesire Yeri Belgeseli."
Tüm hakları, eser sahibi sayın Ferda Kazancıbaşı'na ait olup izinsiz çoğaltılıp, yayınlanamaz.