18.Yüzyıl Başlarından İtibaren Küçüksu

Evliya Çelebi'nin Seyyahatnamesi kaynaklı bilgilere göre; Türkiye turizminin geçmişindeki ilk izlerden biri de Anadoluhisarı'dır. Onyedinci yüzyıllarda Avrupalı seyyahların Göksu vadisine ve Küçüksu'ya gelerek Türk Halk yaşantısını yakından izlemek merak ve tutkusu içinde bulundukları belirtilmektedir.

Küçüksu'ya gösterilen ilk ilgi;
Yıldırım Beyazıt tarafından İstanbul'un fethine yönelik Askeri ve Stratejik amaçlı olarak 1390 - 1391 tarihlerinde Anadoluhisarı Kalesi'nin inşa edilmesi ile başlar.

1730 yılında baş gösteren Patrona Halil ayaklanması sebebiyle Kağıthane mesire yerinin önemini kaybetmesi karşısında Göksu ve Küçüksu bölgelerine gösterilen ilgi, Mesire Yeri amaçlı olmuştur.

Cumhuriyet Gazetesi yayınlarından, 24 Kasım 1954 tarihli Asırlar Boyu İstanbul başlıklı, Haluk Şehsuvaroğlu imzalı yapıtın 240'ncı sayfasında aktarılan özlü bilgilere göre ; "Sultan II'nci Mahmud bilhassa yaz mevsimine rastlayan ramazanlarda cuma günleri selamlık resminden sonra Göksu Kasrı'na gelmeyi severdi. O günler mesire kalabalık, mevsim itibariyle civar yeşillik ve güzellik içinde olurdu."


İlk başlarda ekseriyetle varlık şartları elverişli olan kesim, kendi ulaşım olanakları sayesinde Küçüksu'ya gelirler ve tabiatın güzelliklerini doyasıya yaşarlardı.

Türkiye Turung Otomobil Kurumu yayınlarından Çelik Gülersoy imzalı Küçüksu başlıklı 1985 tarihli yapıt içeriğindeki açıklamalara göre ;

" Küçüksu'da çayırı bozmayan bilakis süsleyen bir kalabalık var. Cuma günleri çimenliklere ağaç gölgelerine yayılmakta, üstleri bir tiyatro ve opera gardrobu gibi temiz ve zengin. Giysilerde renklerin en tatlılarını, reçel köpüğü morlarını, yavru ağzı pembeleri, saman sarılarını, vişne ezmesi, şarap tortusu tonlarını üretmiş. Eşyaları da öyle. Beraberlerinde getirdikleri en güzel kilimler, halılar, nargileleri kesme kristal, kaseler porselen fağfur. Erkekler Küçüksu Koruluğunun arka tarafına rastlayan yerinde çubuklarını tüttürüp şerbetlerini içerken çimenlikli geniş alanın diğer yerlerinde hanımlar seccadelerini yaymakta, araba ile gezmekte ve uzun süren yaz gününü geçirmektedirler."

18 nci yüzyılın sonları ve 19 ncu yüzyılın başlarında deniz ulaşım şartlarının toplu taşımacılık imkanlarına kavuşması ile Küçüksu'ya halk kesimleri de rağbet etmeye başladığı görüldü.








"Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Küçüksu Mesire Yeri Belgeseli."
Tüm hakları, eser sahibi sayın Ferda Kazancıbaşı'na ait olup izinsiz çoğaltılıp, yayınlanamaz.