Küçüksu - 40 yıl sonra...

Küçüksu Çayırı2011 seçim yılı. Aynı zamanda, 1971 yılında Boğaz Köprüsü şantiye sahası olarak seçilip tahrip edilen ve bir daha da eski haline kavuşturulamayan Küçüksu Çayırı'nın istanbulluların yaşamlarından koparılışının 40. yılı. Cumhuriyet tarihimizin AB, Kıbrıs gibi 40 yılı aşan çözülememiş sorunlar listesinde küçücük Küçüksu Çayırı'nın adı da yerini almış olacak.

Önce Boğaziçi ,sonra Fatih Sultan Mehmet köprüleri için şantiye sahası olarak kullanılan tarihi çayır daha sonra da Küçüksu Atıksu projesine şantiye sahalığı yaptı. Üzerine İETT otobüs peronları inşa edilen, bir süreliğine hayvan pazarı olarak da kullanılan çayır, oluşan yoğun tepki sayesinde bu badireleri atlattı. En son Habertürk gazetesine konu olan tarihi çayır, bugün 40 yıllık tahribat ve ilgisizlik sonucu içleracısı bir hale gelmiştir.


Küçüksu Çayırı'nın 40. yılı için arşivimizdeki fotoğraflardan kısa bir video hazırladık. Son 5 yıla ait görüntülerden oluşturduğumuz videoyu aşağıdaki küçük ekran üzerinden izleyebilirsiniz. Dilerseniz "vimeo" yazısına tıklayarak Vimeo üzerinden daha büyük ekran olarak izleyebilirsiniz. Vimeo ile sorun yaşayanlar aşağıdaki linki tıklayıp youtube üzerinden izleyebilirler. Youtube'da en ideal görüntü için 360p ayarı yerine 480p ayarını öneriyoruz.
http://www.youtube.com/watch?v=ZSXhDAF4Nxs


Küçüksu - 40 Yıl Sonra

"Her defasında utanarak dolaştım , utanarak fotoğrafladım çayırı. Doğaya, tarihe , insanların yaşam alanlarına bu denli saygısızlık örneği az görülür türden. Koltuk değnekleri ile çayırın içinden yol bulup vapur iskelesine yetişmeğe çalışan engelli adamın, çayırı traşlayan belediyenin greyderini şaşkınlıkla izleyen leyleğin görüntüleri pek kolay unutulacak türden değil. Sultan Murad'ın çok sevdiği, "Gümüş Selvim" dediği çayır, bugün artık çayır bile denemeyecek bir halde. Can Yücel'in bir dizesi çağrışıyor. 'Ne kadar çok utanırsak o kadar iyi...' " - Selçuk Yılmazer.