Hisar'ın Korkmaz Annesi
- Details
- Created on Tuesday, 01 June 1999 14:40
- Hits: 378
81 yaşındaki Nazmiye Korkmaz, İstanbul Boğazı'nın sert rüzgârıyla bütünleşmiş bir Karadeniz kadını. Anadoluhisarı'nda 27 yıldır muhtarlık yapan Nazmiye Korkmaz 'rakipsizliğini' koruyor.
İSTANBUL - Boğaz'ın insanları bir başka olur; nemi, rutubeti, esen rüzgârı içine çeker. Güldü mü içten güler, kızdı mı da içten kızar. Ama bilir, Kanal üzerindeki bulutların koşmacası bitince güneş açacak,eğer gökyüzü masmaviyse de birden yağmur boşalacak. Hava bu, çabuk döner. İnsanın iyisiyse, kişiliğini korur.
Trabzon Sürmene kökenli balıkçı kızı Nazmiye, Sarıyer'de doğdu, büyüdü. 'Karadenizliler kızları okutmaz ki, nasılsa kocaya gidecek...' O zamanki anlayış böyleydi. N'apsın kızcağız, ilkokulu bile bitiremedi. Ama babasıyla balığa çıktı, denizi ve insanı kavradı... 1933'te Anadoluhisarı'na gelin giden ablasının ardından o da evlendi; aynı aileden. Ablası iki erkek kardeşin küçüğüyle evlenmişti, Nazmiye'nin kısmetinde eniştesinin abisiyle evlenmek varmış. 'Bana göre yaşlı', demedi, kaderine razı oldu, uysalca. On dokuzunda ya vardı ya yoktu. Kocası da balıkçıydı, Boğaz'da yıllarca 'voli' attı, 'manyat' çevirdi onunla. Deniz bir tarlaydı, hasat aldılar birlikte. Yaşam da öyle: Üç kızları bir de oğulları oldu 'Reis' Rahmi Korkmaz'dan. Geçinip gittiler. 'Kadın sesini çıkarmayınca' sorun olmazdı zaten. Dahası, 'Reis'in kızgınlığı geçince, 'nadim olurdu'. Böyle işte; yıllar akıp gitti. Pazar Çıkmazı'ndaki ahşap evleri bir gecede kül oluverdi. Yılmadılar. Az ötede yeni bir ev yapıp oraya geçtiler. Kocasıyla birlikte mevsimine göre, palamut, torik, lüfer avına devam...
Karada da güçlü kadın
Nazmiye karada da güçlü kadındı. Anadoluhisarı'ndaki 'Küçük Kahve'yi işletti bu kez 25 yıl boyunca. Lafını esirgemez ama herkesin derdine koşar, yardımcı olurdu. Kahve müdavimlerinin onu 'anne' diye çağırması boşuna mı? Üstelik, Nazmiye Hanım sırasında masaya oturur bir güzel okey ya da 51'ini de oynamaz mı?
Derken, Anadoluhisarı'nın muhtarlığı boşaldı. Nazmiye Hanım'a "Hadi adaylığını koy" dediler, "biz seni seçeceğiz." O seçiliş. 1972'den beri işbaşında. Her seçimde karşısına çıkan adayın aldığı oy sayısı iki elin parmaklarını geçmez. Anadoluhisar'ın 27 yıllık muhtarı 'Nazmiye Anne', otobüs durağına bitişik hem konut, hem de muhtarlık olarak kullandığı minicik evinde herkesten önce uyanır. Kocasını 1982'de yitirdi, sabah çayını yalnız içmeyi sevmez. Çıkar ya Küçük Kahve'ye ya da İskele yanındaki Hasırlı Kahve'ye gider, gazetelerini okur. Ardından dolanır bölgesini. Yerlere çöp atanlara, sokağa tükürenlere verir veriştirir. Hisar'ın bahçesindeki parkın temizliği konusunda çok hassastır. Kızdırmayın Nazmiye muhtarı, 'açar ağzını'. Ama 'çok da iyi dua okur'. Ayağında pantolon, başında kısa bir başörtüsü, her cenahtan insan bayılır ona. Vericidir, her şeyden önce: Birisi hastaneye mi yatırılacak hemen yardımcı olur. Anadoluhisarlarından biri vefat mı etmiş, Pendik'te bile olsa hastaneye kadar gider cenazeyi alır akrabaları ve dostlarıyla birlikte. Ertesi günü camide namazda hazırdır, mezarlığa kadar gider, bir an yalnız bırakmaz kederli aile fertlerini. Ardından, muhtarlığa döner ve kapıda kendini bekleyen bir dertlinin dilekçesini, bir başkasının 'ilmühaber'ini hazırlar. Her şeye ilgilidir. 'Ecdattan CHP'lidir' ama ayrım yapmaz, kim olursa olsun, işine koşar.
'Paranın önemi yok'
Hasırlı Kahve'nin duvarında bir levha var. "Şeref veren dostlarım / Buyurun ne içerseniz için / Paranın önemi yok. / Giderken ödersiniz..." Anadoluhisarı'nda hâlâ eski nezaket ve gelenekler egemen. Mehmet Nurtepe'nin bu şirin kıraathanesinde zeytin, domates, salatalık ve peynirle oruç bozan gençler de aynı çizgiyi sürdürüyor: "Beyler karnı aç olan buyursun..." İftar vakti daha da güzelleşiyor. Sorun buraya da Nazmiye Korkmaz'ın 'hallarını', cevap aynıdır: "O, bizim annemiz" sonra eklerler: "Çoğu erkekten daha erkektir..."
Nazmiye Hanım 81 yaşına geldi ama maşallah cıva gibi. Orucunu da bir gün aksatmaz. Minicik evinde, mutlu. İnsanları seviyor çünkü. Çocukları ve torunlarından çok memnun. "Her zaman uğrarlar." "Allah kimseye muhtaç etmesin" der gene de. Çünkü o kendi ayakları üstünde yaşamaya kıskançça bağlı. Anadoluhisarı'nın rakipsiz muhtarının tek şikâyeti, günümüzde olup bitenler: "Allah bu güzelliği bizlere vermiş, kıymetini bilmiyoruz." Genel siyasetin durumu ya da çevre kirlenmesi ve tarihi eserlerin harap olup gitmesi, belki de pahalılık; nereye çekerseniz çekin... Ama en azından Anadoluhisarlılar, 'muhtar'larının kıymetini iyi biliyorlar. Selam 'Nazmiye Anne!'
Kaynak : Radikal
http://www.radikal.com.tr/1999/01/06/insan/his.html

