Çocuklar bahçede büyüsün istedik Anadolu sıcaklığını Hisar'da bulduk
15.02.2007
Bozulmamış bir mahallede oturup yufkacıyla selamlaşıyoruz
Nurten Erk Tosuner, bu hafta Türkiye Jimnastik Federasyonu As Başkanı Oktay Canbulat'ın Anadoluhisarı'ndaki dört katlı cumbalı, ahşap köşküne konuk oldu. Canbulat Ailesi, bugün 16 yaşında olan ikiz çocukları İrem ve Berk'i bahçeli evde büyütmek isteyince bundan tam 10 yıl önce bu şirin Boğaz manzaralı sarı köşke taşınmış. Oktay Bey, "Sokağın içinde 10-12 ev var. Herkes birbirini tanıyor. Kapıdan adımımızı attığımızda, bakkalımız, yufkacımız, kasabımız, komşularımızla selamlaşarak caddeye çıkıyoruz. Burası henüz bozulmamış eski İstanbul mahallesi" diyor.
Türkiye Jimnastik Federasyonu As Başkanı Oktay Canbulat, 10 yıldır Anadoluhisarı'nda ikinci derece tarihi eser olan cumbalı sarı bir köşkte yaşıyor. Aynı zamanda İneltes İnşaat Mimarlık'ın ortağı olan mimar Oktay Canbulat ve eşi Seriman Hanım, Acıbadem'de 10 daireli bir apartmanda otururken Anadoluhisarı'ndaki bu eve taşınma kararını 1994'de almışlar. İki yıl restorasyonu ile uğraştıktan sonra 1997 başında yeni evlerine taşınmış. Canbulat Ailesi, bugün 16 yaşında ikiz çocukları İrem ve Berk'i bahçeli evde büyütmek istemiş.
Oktay Bey, "İkinci derece tarihi eser olduğu için köşkü restore etmek biraz zor oldu. Mekanları istediğiniz gibi düzenleyemiyorsunuz" diyor.70 metrekare üzerine kurulan dört kattan oluşan köşkün toplam kullanım alanı 280 metrekare. İkinci kattan itibaren Boğaz manzarası gören cumbalı köşkün geniş bir de bahçesi var.
BALIKÇI MAHALLESİ
Anadoluhisarı'nın Balıkçı Mahallesi diye bilinen bölgesinde yer alan köşkü, balıkçılıkla geçinen üç kardeş yapmış. Oktay Bey, köşkü Reis lakaplı kardeşin oğlundan satın almış. Uzun yıllar Suudi Arabistan'da çalışan Oktay Bey, köşkü de bu birikimleriyle almış.
Anadoluhisarı'ndaki bu evi ise aynı sokakta oturan arkadaşlarının sayesinde bulmuşlar. Tarihi köşkün su ve ısı izolasyonunu çok iyi yaptıklarını söyleyen Oktay Bey, 99 depreminden önce olmasına rağmen evin depreme uygun bir yapı haline getirdiklerini vurguluyor.
KOMŞULAR BİRBİRİNİ TANIYOR
Acıbadem'den taşınma kararı aldıklarında, seçecekleri evin hem şehirde, hem şehir merkezinde hem de şehrin karmaşasından uzak bir semtte olmasını istemiş ve Anadoluhisarı'nda karar kılmışlar. 'Anadoluhisarı, Kadıköy'e 10 kilometre, Avrupa Yakası'ndaki Levent'e ise 7 kilometre uzaklıkta' diyen Oktay Bey, şunları söylüyor:
"O günlerde Koşuyolu'ndaki bahçeli iki katlı evler de hoşumuza gidiyordu. Ama biz tercihimizi, köy havasını hala kaybetmemiş olan Anadoluhisarı'ndan yana kullandık. Sokağın içinde 10-12 ev var. Herkes birbirini tanıyor. Kapıdan adım attığımızda, bakkalımız, yufkacımız, kasabımız, komşularımızla selamlaşarak caddeye çıkıyoruz. Burası henüz bozulmamış bir eski İstanbul mahallesi."
KUTLAMALARI BİRLİKTE YAPARIZ
"Yılbaşında, bayramda herkes birbirinin kapısını çalar, sokağa çıkıp birbirini kutlar" diyen Seriman ve Oktay Canbulat, sözlerini şöyle sürdürüyorlar: "Bayramda mahallenin çocukları toplanıp kapımızı çalarlar, el öpmeye gelirler. 50 yıl önceki mahalle havası burada hala yaşıyor. Kapıyı çalıp, aşure getiren komşularımız hala var. Herkes samimi ve içten. Mahallede oturanlar buradaki dere kahvesine gider. Burada oturanların hepsi dededen itibaren Hisarlı. Buranın en yenilerinden biri biziz. 10 yıl önce Koşuyolu yerine Anadoluhisarı'nı seçtiğimiz ve bu köşkü aldığımız için çok mutluyuz."
Sorunlar sevgi ve eğitimle aşılıyor
Seriman Canbulat "Dow sendromu çocuğun hücrelerin 46 yerine 47 kromozoma sahip olmasıdır. Bir hastalık değil, genetik bir farklılık" diyerek, şunları söylüyor: "Bu çocukların özel bir eğitime ve sevgiye ihtiyacı var. Ben ömrümü tamamen Berk'e adadım. Ailelerin bu tür çocukların eğitiminde ve yetiştirilmesinde çok dikkatli olması gerekiyor. Down sendromlu çocukların eğitimi sabır ve bilgi istiyor. Sevgi, şefkat ve eğitimle Berk bugün jimnastikte yoğunlaştı ve dünya şampiyonu olarak bize büyük mutluluk yaşattı."
Burası bizim son evimiz
Acıbadem'deki apartmandan sonra Anadoluhisarı'ndaki köşke taşınan Seriman ve Oktay Canbulat, gayrimenkul alımı konusunda farklı düşünüyor. Trabzonlu olan Oktay Bey, gayrimenkulu yatırım alanı olarak görmediğini söylüyor. Kayserili olduğunu vurgulayan Seriman Hanım ise "Ben gayrimenkule yatırımdan yanayım. Benim için en iyi yatırım aracı gayrimenkul. Ama yaşamak için bu evden başka bir alternatif aramıyoruz ve düşünmüyoruz. Burası bizim son evimiz" diyor.
Evin çatısına fazla çıkmıyoruz
Canbulat Ailesi,köşkün en üst katının deniz manzarasının harika olmasına karşın bahçeden vzageçemediklerini belirterek, "Bazen üst salona günlerce çıkamadığımız oluyor" diyorlar. Şahane manzaralı çatı katının bir köşesi ise Berk'in madalyaları ve plaketleri için özel bir bölüme dönüştürülmüş.
Oğulları Berk dünya şampiyonu
Canbulat Ailesi'nin 16 yaşındaki ikiz çocuklarından Berk, 'Dow sendrom'lu. Berk, ailesinin desteğiyle, babasının da jimnastikçi olmasının etkisiyle küçük yaşta jimnastiğe başlamış. Annesinin büyük bir titizlikle bütün antremanlara katılmasını sağladığı Berk, azimle çalışmasının sonucunda önce 2000 yılında Türkiye'de yapılan 7'inci Uluslararası Özel Olimpiyat Oyunları'nda minik erkekler kategorisinde tüm madalyaları toplamış. Arkasından 2004'te İrlanda'da düzenlenen Engelliler Özel Olimpiyatları'nda hem Olimpiyat Meşalesi'ni taşımış, hem de jimnastik dalında Dünya Şampiyonu olmuş. Dublin'den iki altın, iki gümüş ve bir bronz olmak üzere tam 5 madalya ile dönmüş. Berk'in bugüne kadar yurtiçi ve yurtdışında çeşitli organizasyonlarda aldığı madalya sayısı 49'u bulmuş. Down sendromluların koordinasyon güçlüğü çektiği hatırlanıldığına ise Berk'in jimnastikteki başarısı çok daha dikkat çekiyor. Berk, halen Kadıköy Özel Güzel Sanatlar Lisesi, Sinema-Televizyon bölümü birinci sınıf öğrencisi. İkiz kardeşi İrem ise Özel Doğuş Lisesi ikinci sınıfa devam ediyor.
Yaşlılığı düşündük, asansör yaptırdık
Dört katlı bir evde yaşamanın tek katlı bir eve göre biraz daha zor olduğunu söylese de Seriman Hanım, yaşadıkları evi çok sevdiklerinin altını çiziyor. 20 yıllık evli Canbulat Çifti, özellikle yaz aylarında günlerinin büyük kısmının bahçede geçtiğini belirterek, şunları söylüyorlar: "Üst salon tamamen deniz manzaralı, ama oraya günlerce çıkmadığımız oluyor. İleriyi düşünerek eve asansör de yaptırdık. Özellikle yaz aylarında ömrümüz bahçede geçiyor. Mutfak, oturma salonu ve bahçenin aynı katta olması, hayatımızı kolaylaştırıyor. Cumbalı ve bahçeli bir evimiz olsun istedik. Cumba yerine balkon da yapılabilirdi belki ama biz cumbamızı koruduk."